© 2019 Koray. All rights reserved.

Jasná, Slovakya: değişik bir kayak tatili seçimi


21-26 Aralık, 2019, Jasná – Slovakya

21 Aralık Cumartesi


Slovakya Jasna kayak gezimize Cumartesi sabah erkenden yola çıkarak başlıyoruz. Yol 4 saat fakat Eda’yı ilaca rağmen araba tuttuğu için dura kalka ilerleyip 12:00’de Solak ailesiyle önlü arkalı otelimize varıyoruz.
Odalar daha hazır olmadığı için şehre pizza yemeye iniyoruz hep birlikte. Good Mood Pizza‘da hem çocuklar için oyunlar var hem de pizza güzel 🙂


Otele saat 15.30 gibi dönüyoruz. Hilson Apartments, apart daireler şeklinde yapılmış, odamız pırıl pırıl mutfak ve buzdolabı var. İlk görüşte çok beğeniyoruz. Yine odada ilk gün soğukluğu var maalesef. Oldukça teknolojik bir ısınma sistemi, resepsiyonda odanın derecesine kadar görüyorlar. Fakat yine de havalandırırken odamızın çok soğumuş olduğu gerçeğini değiştirmiyor maalesef. Solakların odası daha sıcak olduğu için şarabımızı alıp yan tarafa geçiyoruz. Çocukların uyku saatinde de akşamı bitiriyoruz.

22 Aralık Pazar

Bugün hava sıcak, 7 derece, şehirde kar yok. Dağa, kayak merkezine, yani Jasna Chopok‘a çıkıyoruz, açık bir kaç tane pist var. Amacımız Eda’nın dersini ayarlamak, biz kaymayacağız. Görüştüğümüz bir kaç okuldan ders saatlerini de göz önüne alınca Smile Ski School ile özel ders için anlaşıyoruz. 11.00’de hoca ile buluştuğumuzda pist tarafına doğru Eda’yı ona teslim edip ayrılıyoruz. Fakat merakımıza yenik düşüp nasıl gidiyor diye bakmaya döndüğümüzde Eda’yı ağlar halde buluyoruz. Koray yanlarına gidiyor ve ders boyu yanından ayrılamıyor. Dersin sonunda Eda mutsuz, herkes mutsuz tam bir hezimet. Öngörümüze uyup özel değil grup dersi ile başlatmalıydık. İlk gün, birebir ders, hem de çocuk eğitim bölümünde değil de direkt pistte olması büyük hata. Smile Ski School bu anlamda kötü bir seçim maalesef, zira çocuk bölümünü (Maxiland) kullanamıyor, orası Tatry Motion isimli kayak okuluna ait. Yeni başlayan ufak çocuklar için kesinkikle burası tercih edilmeli.

Skipass fiyatı tam gün 45 Euro, yarım gün de 39 Euro olduğu için yarım günlük almaya değmeyecegine karar verip yemekten sonra şehirdeki alışveriş merkezine geçiyoruz. Jasna’ya en yakın şehir merkezi, arabayla 10 dakika mesafedeki Liptovský Mikuláš. Alışveriş ve yemek işleri genelde burada hallediliyor. Eda yorgunluktan arabada uyuyakalıyor ve AVM gezimiz boyunca da o şekilde devam ediyor.

Akşamüstü herkes acıkmış durumda, 16.30-17:00 gibi yemek için Route 66‘ya yollaniyoruz. Bugüne kadar gördüğümüz en büyük burger olması ve yan malzemelerinin bolluğu dışında hamburgerin bir özelliği yok. Ama o kadar büyük ki yemek sonrası kendimize gelmekte bayağı zorlanıyoruz.

23 Aralık Pazartesi

Bugün sırayla biz de kaymaya başlayacağız. Koray’ın sabah erkenden çıkma motivasyonuyla çok hızlı ve yarım bir kahvaltıyla 8.10’da yoldayız. Dağa çıktıkça taze karın yollarda ve ağaçlarda arttığını görüyoruz. Bütün gece yağmış yükseklere belli ki. Çıkınca Koray’ı piste yollayıp biz Eda’yla derse yazılıyoruz. Bu sefer seçimimiz grup dersi ve Tatry Motion Ski School. Dersin başlamasına 1 saat var. Crystal Bar’a oturuyoruz. Eda boyamasını yaparken ben de oturuyorum. Ders öncesi onu giydirip çıkıyoruz. Barın tam önündeki kayak okulunun pistinde onu motive edip öğretmenlerine bırakıyorum. Biraz izleyip o sırada yanıma gelen Esra ve Alp’le içeri giriyoruz. Birer çay ve sohbet arasında yan gözle de Eda’yı seyrediyorum. 2 saatlik dersin bitmesine 10 dakika kala tuvalet molası ile dersi bitiriyor 🙂 Ben de koşarak yanına gidip teslim alıyorum. Dünün aksine bugün halinden oldukça memnun görünüyor. Dersin sonunda aldığı şekerin de bunda motivasyonu büyük galiba 🙂 Ama kayarken çok eğlendiğini ve çok güzel kaydığını söylemesine çok seviniyorum. Ders sonrası Happy End restauranta gidip makarna, tavuk suyu çorba vs yiyoruz. 2-3 tur atıp yeniden bize katılan Alp ve Esrayla saat 14.00’e kadar orda takılıyoruz. Sonra biraz kartopu oynamaya dışarı çıkıyoruz. Bu sırada Eda yeniden kaymak istiyor. Oradaki tepecikte yukarı aşağı bir kaç tur attıktan sonra Koray’ın da gelişiyle günü bitiriyoruz.

Koray açık pistlerin hepsini keşfetme amacıyla, ulaşması kısmen biraz daha zahmetli olan güney Chopok bölümüne geçiyor öğleden sonra. Bunu yapmak için önce Chopok gondoluyla zirveye, yani 2000 metreye çıkıyor. Maalesef buradan aşağı inen ilk pistler kapalı olduğu için Chopok South isimli gondola binip tekrar aşağı inmesi gerekiyor. Böylece dağın güney yamacının alt bölümündeki birkaç pisti görebilmiş oluyor. Pistlerin şekli falan gayet güzel ancak kar bayağı cıvık olduğu için pek keyifli değil. Koray yine de birer tur daha kaymaya niyetliyken Kader’den aldığı telefonla yukarıdaki gondolların şiddetli rüzgar sebebiyle 13:30’da kapanacağını öğreniyor. Kaçırırsa karadan merkeze dönmesi çok zor ve uzun sürer. Ve Koray bu telefon görüşmesini yaptığında saat 13:29!! Hemen tekrar Chopok South’a, hem de muhtemelen son yolcu olarak atlayıp yukarı yollanıyor. Sis ve rüzgar aşırı artmış durumda. Tek başına bulunduğu gondol adeta bir beşik gibi sallanırken etraf da bembeyaz olduğu için hiçbir şey göremiyor ve bu yüzden yol boyunca başı dönüp midesi bulanıyor. Büyük eziyet, ve maalesef gondolla birlikte bitmiyor. Zira zirveden aşağı inen yolun yarısı yine sis kaplı ve board’un ucunu görmek bile zor. Gondolda başı dönmüş olan Koray, pistten kaymakta da çok zorlanıyor, ve bu siste yer-yön algısı da yerinde olmadığı için kaydıkça başı daha da dönmeye devam ediyor. Aşağı iniş bitmeyen bir çileye dönüşüyor ve bir şekilde Duygu’ların yanına vardığında bayağı bitkin düşmüş durumda. Tek başına yarım saat kadar falan cafede oturup kendine gelmesi gerekiyor.

Odaya gelip biraz dinlendikten sonra yemek için Liptovär adlı craft biracıya gidiyoruz yine hep birlikte. Burada yemekleri çok beğeniyoruz. Eda da kocaman bir tavuk göğsünü mideye indiriyor. Sonrasında Alp’le bol bol telefon oyunları vs. derken bir akşamın daha yorgun argın sonuna geliyoruz. Dönüş yolunda: “annee, ben bugün kayak yaparken çok eğlendim, yarın olsa da yine yapsaak”, diyor. 🥰

24 Aralık Salı

Bugün Noel 🙂 Tatilin etkisiyle olacak sabah çıkar çıkmaz dağın daha da kalabalık olduğunu farkediyoruz. Bugün kayma sırası bende. Eda’yla kalma sırası Koray’da. Onlar derse kayıt olmaya giderken ben de Esra’yla buluşup telesiyeje atlıyorum. Telesiyejlerin tamamı açık değil malesef. Havanın yumuşaklığının etkisiyle yalnızca 5-6 lift ve onların altındaki pistler açık. B3 ve B4’le çıkıp onların etrafındaki pistlerde takılıyoruz Esra’yla beraber. Arada da 12 no’lu pistten inip B1’le çıktık. Öğlene doğru bir mola vermeye merkeze dönüyoruz. Ben biraz uzaktan Eda’nın dersini izliyorum. Kısa bir ihtiyaç molası verip piste geri dönüyorum. Bir uzun tur daha yaptıktan sonra öğle molası için yine Happy End’e geçiyorum. Eda uyumak istediği için Koray onu koltuğa yatırıp uyutmuş. Ben de yemegimi söyleyip yanlarına oturuyorum. Saat 14:00 gibi tekrar Esra’yla buluşmak üzere piste çıkıyorum. Hava çok erken karardığı için pistler 15.30’a kadar açık. Nasıl olduğunu anlamadan öğleden sonra zamanımız hızlıca doluyor. Dağın güney tarafına gidecek vakit bile kalmıyor bugün. Aşağıya Koray’la Eda’nın yanına indigimde küçük bir macera yaşıyoruz. Alp’ten ödünç aldığımız Eda’nın kırmızı kayakları yok! 4-5 tur atıyoruz, Koray’ın bıraktığı yerde bulamıyoruz. Derken pistin ortasında kalmış bir çift kayak gözümüze çarpıyor. Bir çocuk bizden önce koşup alıyor kayakları, geriye döndüğümüzde de bizim kayaklar kenarda duruyor! Muhtemelen kendi kayakları zannederek aldı ve sonra olmadığını anlayınca kenara bıraktı. Biz de yaşadığımız heyecan ve stresle kalakalıyoruz. Odaya dönüşümüz 17:00 oluyor. Yemek için yan taraftaki Pinus restorana gitmeye karar vermiştik fakat Koray’la Eda çok geç yedikleri için acıkmamış durumdalar. Çıkmamaya karar verip yemekten sonra bize gelmeleri için onları davet ediyoruz. Onlar da gidip yemek yiyemeden dönmüşler. Christmas yemeği nedeniyle ayrıca servis vermiyorlarmış meğerse. Biz oturup muhabbet ederken çocuklar da biraz lego vs. oynuyorlar. Ortalık hareketlenip uyku saatleri geldiğinde de odalarımıza dağılıyoruz.

25 Aralık Çarşamba

Bu sabaha Eda’yı kayak dersine ikna çalışmalarıyla başlıyoruz. Son kararımız grup derslerindeki favori öğretmenimiz Ivana ile 1 saat özel ders. Hem de liftle ana mavi piste çıkış 🙂 Toplamda 2 tur kayabilseler de Eda bu başarıdan çok mutlu ve gururlu:)
Öğle molasında Esra ile yine Happy End’de buluşuyoruz. Arkasından Kader Alp’i de bırakıyor. Yemek, çocukların oyunu vs. derken 14.30 gibi yeniden dışarı çıkmaya karar veriyoruz. Eda’yla yokuşta 1-2 tur kaydıktan sonra Koray geliyor ve bir kez de onunla liftten çıkıyorlar. Ben de onları yakalamak için pistten yukarıya yürüyorum. Eda artık kontrollü bir şekilde kayabiliyor ve bunu pistlerin kapanışında ateş başında babası ve ben birer kadeh prosecco ile kutluyoruz 🙂
Yine erken akşam yemeğimizi bu sefer Pinus Restaurant‘ta yiyoruz. Harika bir oyun odası var. Çocuklar çok keyifli vakit geçirince biz de keyifli bir sohbetle son akşam yemeğimizi tamamlıyoruz. Yarın Solak ailesi kaymayacak ve erken dönüş yapacaklar. Biz günü değerlendirip öyle dönmeyi planlıyoruz.

26 Aralık Perşembe

Bugün son günümüz. Dağdaki en kalabalık gün aynı zamanda. Sabah kahvaltı, checkout vs. biraz daha geç hazırlanıp çıkıyoruz. 9:00’da pistin oradayız. Bugün Eda babasıyla kalacak, ben kayacagim. İlk 2 liftteki sıraları bekleyip yukarı çıkmam 45 dakika sürüyor maalesef. Sis çok, kalabalık çok ve pistler yine ezilmemiş 🙁 Neyse ki bir iki turdan sonra biraz keyifli vakit geçiriyorum. Ta ki öğlen olup karnım acıkıncaya kadar. Bir şeyler yerken ısınmayı hayal etmistim fakat girdiğim 2 mekan da yalnızca bar çıkıyor. En aşağı inmeden, kayılan pistlerde yiyecek bir şey bulmak imkansız. Derken elinde hotdog olan insanlar dikkatimi çekiyor ve dışarıdaki hotdog standını keşfediyorum. Soğukta hotdog ve sıcak şarap içerek ısınmaya çalışsam da nafile. Kemiklerime işliyor soğuk. Bundan sonra tam bir eziyet. Isınamayan kaslarım isyan ediyor ve 1-2 kere kötü düşüyorum, dönmeye karar veriyorum. Aşağı inip 5 dakika ısındıktan sonra Eda ile piste çıkıyoruz. Onu liftten yukarı çıkartıyorum. İlk turumuz biraz tedirgin dura kalka ama bakıyorum ki kendisi gayet kontrollü kayabiliyor, arka arkaya kaymaya başlıyoruz 🙂 2. turumuz daha da güzel hiç düşmeden, durmadan neredeyse bütün pisti kayıyoruz. Ama aşağıya inişte Eda bütün günün üşümesi, yorgunluğu ve açlığıyla ‘üşüyorum’ diye ağlamaya başlıyor. Koray arabayı alırken biz de hemen botlarımızı değiştirip arabaya atlıyoruz. Viyana yolculuğumuz 4-5 saat sürüyor.

Jasna’yı bir kayak merkezi ve kayak tatil mekanı olarak değerlendirmek gerekirse pek etkilenmediğimizi söylememiz gerekir. Sonradan kar yağmasına rağmen açıl(a)mayan pistler yüzünden haritanın ancak 1/3’ünü falan kayabiliyoruz, ve 2 günlük kayışta bile çok sıkıcı oluyor, zira öyle upuzun pistler yok. Ayrıca açık olan pistlerin günlük olarak ezilmeyişi kayış kalitesini bir hayli düşürürüyor maalesef. Günden güne yüzeyi kötüleşen pistlerde kaymak iyice zorlaşıyor ve bayağı keyifsiz. Tesisler fena değil, liftler vs. son derece modern ve bakımlı. Bölge bol çam ağaçlı ve ormanlık olduğu için çok hoş bir görüntüsü var. Tatilimizin her günü sis olması şanssızlık oluyor. Buranın standart hava durumuysa bir eksi puan daha yazar maalesef. Sonuç olarak, iyi, geldik görmüş olduk, ancak bir daha gelmeyiz heralde diyoruz. Zira Avusturya’da evimize yine 4-5 saat mesafede çok daha iyi kayak merkezleri var. Bundan sonraki seçimlerimiz kesinlikle onlardan biri olur, eminiz 😉

Tabi bizim için bu tatilin en büyük artısı, Eda’nın kayakta kaydettiği ilerleme oluyor 🙂 Artık basit bir mavi pistte tek başına kayabiliyor, hatta hafiften dönüşler bile yapabiliyor. Bu kış bitmeden biraz daha pratik yapma şansı bulabilirsek, artık seneye dağlarda bu kızı tutabilene aşkolsun! :)))

Devamı

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.