Poster girl
© 2013 . All rights reserved.

La Marée


Balayı dizimizin ilk yazısını şurada bulabilirsiniz:
Honeymoon Suite

 

3 Temmuz 2012, Salı

Salı sabah kahvaltısında La Marée‘deyiz ilk kez. Burası kumların üzerinde kurulu masaları, güleryüzlü ve özel ilgili servisi ve lezzetli yemekleriyle tatilimizin gözdesi. Kahvaltıda ince uzun bir meyva tabağı, taze portakal suyu ve tabi ki köpüklü şarap ile açılış yapıyoruz. Menüde bulunan yumurta, peynir, sosis, pancake vb. pek çok çeşit de ayrıca sipariş edilebiliyor.

balayi-045

“Enjoy your breakfast / enjoy your lunch / enjoy your dinner”, masadan uzaklaşırlarken garsonların dilinden düşmüyor. Hemen her gün öğle yemeklerimizi La Marée’de yiyoruz. Domates çorbası, Australian beef, pork lion, penne arabiata, pizza calzone, fish sticks ve samoussa. (üçgen bir kızartma börek içerisinde köri soslu sebzeler var, sıcakken müthiş oluyorlar!)

balayi-064

Salı günü keyifli kahvaltımız sonrası plajda vakit geçiyoruz. Plajın en manzaralı ve güzel köşesini bulmaya çalışıyoruz.

Gün içi hava durumu çok değişken. Güneş direkt gelirken ısıtıp yakıyor, sonra birden çıkan rüzgarla farkediyorsunuz ki önüne bir bulut gelmiş! Önümüzdeki günlerimiz hep bulutları gözlemleyerek, denize girip çıkışımızı bile onlara göre ayarlayarak geçecek. Bulutlar geldiğinde hava biraz soğuyor çünkü…

balayi-238

 

4 Temmuz 2012, Çarşamba

Çarşamba günü su sporlarını denemeye başlıyoruz. Türkiye’deki çoğu otelin aksine, burada “her şey dahil”e dahil :)

Rüzgar sörfüyle yapıyoruz açılışı. Sahilde bir kaç ufak alıştırmadan sonra sörfün üzerine çıkıyoruz. Epeyce bir süre debeleniyoruz suda, açığa sürükleniyoruz ama geri dönmeyi başaramıyoruz! Botla gelip bizi topluyorlar en sonunda. Çalışanlar güleryüzle “her gün pratik yapmanız lazım!” diyerek bizimle dalga geçiyorlar :)

Sonrasında biraz dinlenip akşamüstü su kayağı ve wakeboard denemelerine başlıyoruz. Motorun yan tarafında sabit bir öğrenme demiri var. İlk kez yapanlar ona tutunarak deniyorlar. Koray wakeboard deniyor. Ben motora binip fotoğraflarını çekiyorum. Oldukça başarılı kendisi ayağa kalkmada. Ardından ben wakeboard denemeye yelteniyorum, ama ayak aralığı çok büyük gelince su kayağına geçiyorum mecburen. Hiç düşmeden turu tamamlamayı başarsam da bayağı acı çekiyorum tutunurken. Oldukça güç isteyen bir spor bu. Zıpkın gibi ayakta durmak lazım. Koray wake’le 2. turuna çıkıyor ve açıktayken ipe geçmeyi deniyorlar. Ama göründüğünden daha zor, iple ayağa kalkamayarak barla geri dönüyor iskeleye.

balayi-065

Akşam sahilde kokteyle davetliyiz. Güzel güzel giyinip iniyoruz. Gün batımında, yine köpüklü şarap ve taze meyve suları, şampanyalar eşliğinde çiftlere özel bir kokteyl. Bir saat civarı sürüyor ve ardından La Marée’deki ilk akşam yemeğimize oturuyoruz. A-la-carte set menü, her gün ikişer seçenekli bir giriş, bir ana yemek ve tatlıdan oluşuyor. Yanında güzel Güney Afrika şaraplarından içiyoruz.

balayi-069

Bugün bizim için çok yorucu geçiyor, odaya çıkar çıkmaz kokteyl kıyafetlerimizle uyuyakalıyoruz! :)

 

Devamı için şöyle buyrun: Château Mon Désir

 

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>