© 2011 Duygu. All rights reserved.

Rock kasabası yerlileri


16 Temmuz 2011.
Hezarfen Havaalanı, İstanbul.

2 yıldır deliler gibi beklediğimiz Rock’n Coke programı açıklandığında, 1’er saatlik programlarla bu kadar çok grubu bu kadar farklı sahnede nasıl izleyeceğimizi düşünmeye başladık kara kara. İşin sonunda ortaya çıkan tabloda “15 dk. şunu izler, beğenirsek kalır, açmazsa şuraya geçeriz” gibi alternatiflerle dolu bir noktaya geldik. Evet Rock’n Coke dopdolu bir programla bizleri 2 yıl bekletmiş olmanın değeceği vaadini veriyordu besbelli.

ortam kalabalıklaştıkça kırmızı balonlar uçuyor!

Kombine biletlerimiz ve bir gelenek olan araba konaklaması için dolu bir bagajla(!) yola koyuluyoruz cumartesi öğlen saatlerinde. Çatalca ayrımından her gelişte oldıuğu gibi çıkıyor fakat yine yoldan emin olamıyoruz. Neyse ki kaybolmadan kendimizi festivalin park alanında buluyoruz. Ama o da ne? Her zamankinden biraz daha farklı bir arama kuyruğu var. Görüyoruz ki görevliler arabaları alkol, ilaç, kesici eşya vb. her tür yasaklı madde için didik didik arıyor. Sıra bize geldiğinde uslu bir şekilde içinde şaraplarımızın ve cipslerimizin olduğu çantayı alarak arabadan iniyor Duygu ve kenarda diğer piknikçi(!) gençlerin olduğu kısma konuşlanıyor. Koray arabayı parkedip geldikten sonra girişte, diğer arabaların didiklenmesini izleyerek şarabımızı yudumluyoruz. Öğle sıcağında sıcacık bir hoşgeldin işte festivale ! 🙂

giriş pikniğimiz.

İçeri girişte keşif turlarına başlıyoruz. Böyle bir tanıtım fırsatını kaçırmayan pek çok firma, festivalciler için her şeyi düşünmüş! Telefon şarj üniteleri, saç yıkama fön çekme servisi, diş fırçalama muslukları görmek mümkün standlarda. Pek çok simülasyon standı, lunapark ve tabiki yemekler !!

Program Çilekeş ve ardından Kurban performanslarıyla başlıyor. Bu kavurucu sıcakta arka arkaya konser izlemek azim istiyor gerçekten, ama biz de azimliyiz! Henüz ilk günün akşamı bile olmadı fakat tuvaletler şimdiye kadar hiç olmadığı kadar problematik. Biten su varilleri değiştirilmiyor, daha ilk günden sabunlar bitmiş doldurulmamış.. Bu ikisi sağlanabilse rent a toilet’lerin varlığına şükür edebiliriz bile ! Neyse ki o kadar çok sıvı kaybediyoruz ki sıcaktan, çok fazla kullanmak gerekmiyor kabinleri tüm içtiklerimize rağmen.

Sıra geliyor The Kooks performansına. Tam düşündüğümüz gibi süper eğlenceli gencecik kıpır kıpır bir grup bu. İlk akşam için güzel bir giriş. Kooks ardından bir Rock’n Coke klasiği olarak Duman sahne alıyor. Her zaman festivalin en çok eğlendiren gruplarından olmuştur Duman. Sıcaktan biraz etkilenmeye başlamış bünyemiz bu sefer daha sakin seyretmekten yana.

Motörhead performansı öncesi alan hayranlarıyla dolup taşıyor. Birden bire kocaman siyah tshirtlü bir kalabalık oluşuyor. Tam yanımızda dikkatimi çeken güzel bir aile var. 6-7 yaşlarındaki oğulları babasının omzunda şarkılara eşlik ediyor. Tam bir festival ailesi. Özenmemek mümkün değil.

rockçı babanın rockçı oğlu olur!

Limb Bizkit başlar başlamaz etrafımızdaki kalabalık tekrar değişiyor. Tüm konserleri izleyen bir tek biz mi varız ne? Aşırı hareketli bir grubun arasında kalıyoruz. Duygu bir kaç ezilme tehlikesi sonrasında pes ederek konseri uzaktan yemek masalarının oradan ışık şovlarının tadına vararak ve zıplamak zorunda kalmadan ayaklarını kurtararak izlemeyi seçiyor. Koray ise azimli. Gecenin sonuna kadar kalabalıkla birlikte coşmuş 🙂

2 many djs

2 Many DJs, geceyarısı sonrası, yorgunluktan dağılmış festival alanının karşısına çıktığında herkes biraz meraktan biraz da ışıklardan sahneye yaklaşmaya başlıyor. Sahne önü girişi açık, değerlendiriyoruz. Dans edecek gücümüz yok ama showlar ve remixler o kadar iyi ki, bir türlü ayrılamıyoruz. Tam çok yorulduk gidelim derken bir Selda Bağcan şarkısı remixi ile 180 derece dönerek tekrar sahneye yanaşıyoruz ! Çok yaratıcı çok yenilikçi ve ilgi çekici bir gösteri olduğu kesin !

 

One Comment

  1. baya eğlenmişsiniz tebrikler mululuklar

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.