Pasarella Bar
© 2015 . All rights reserved.

Yine biz geldik Göcek!


30 Nisan – 4 Mayıs 2014. Göcek.

30 Nisan Çarşamba

Yeni bir Göcek gezisine bu kez kendi arabalarımızla karadan ulaşarak başlıyoruz. 30 Nisan günü 17:30 feribotuyla Koyunpınar ailesi ve Alper olarak Mudanya‘ya geçiyoruz. 1 Mayıs sabahı Göcek D-Marin’de buluşulacağı için oldukça vaktimiz var. Ama Bursa‘dan bir iskender yemeden geçmeyiz :) Kent Meydanı AVM’nin dışında meşhur Uludağ İskender Cemil ve Cemal Usta‘dayız. Fotoğraflamak aklımıza bile gelmeden nefis iskenderlerimizi afiyetle mideye indirdikten sonra kapının önünde selfie çekiniyoruz. Hatta garsonlardan “selfie değilse ben çekeyim” diye yardım teklifi de alıyoruz :)

iskender kebap aşkına!

İskender sonrası direksiyona, daha geç saatlerde araba kullanabileceğine güvenemediği için Duygu geçiyor. Bursa – Göcek yolu 8 saat sürecek. 2,5 saatin sonunda yer değişmek için bir mola yeri arıyoruz ama Susurluk’tan sonra düzgün tesisi olan bir yer bulamıyoruz. Akhisar‘a yaklaştık ama dayanamayarak bir benzinlikte yer değişiyoruz. Akhisar köftecisi Ramiz’in iki yönde de tesisleri bulunuyor oysa ki. Artık dönüşte uğrarız :) Yolun Akhisar – Aydın arasındaki kısmında direksiyon Koray’da. Aydın civarında yine mola yeri bulmakta zorlanıyoruz ve yine bir benzincide direksiyon Alper’e devrediliyor. Saat 05:00 gibi D-Marin’deyiz. Teknemizin ismi Rose, Kerem ve Velihan teknede uyuyorlar. Biz de yol yorgunluğuyla kendimizi yataklara atıyoruz.

 

1 Mayıs Perşembe

Sabah tüm kadro toplandığında açılacağız. Kerem sağolsun market alışverişimizi dün tamamladığı için tekneye kolaylıkla yerleşiyoruz. Bir iki eksiği de marinanın marketinden kolaylıkla tamamlıyoruz. Saat 11:00 gibi açılıyoruz marinadan. Koyun içerisinde rüzgarı bulmuşken yelken yaparak diğer teknelerin de açılmasını bekliyoruz. Bu sırada yol boyunca barmen Velihan özel kokteylleriyle elimizi hiç boş bırakmıyor. Votka martini ve Manisa usulü portakallı margarita keyfimize keyif katıyor.

ideal tekne içkisi: Margarita

 

Saat 13:30 gibi Yassıca Adaları‘nda Yassıca Koyu‘nda 3 tekne birbirimize  bordalayarak tonoza bağlanıyoruz. Deniz sezonu açılışı hep birlikte yapılıyor. Suyun sıcaklığı ilk şoku atlattıktan sonra gayet iyi. Deniz sefası bittikten sonra Kerem usulü tost ekmeğine hamburgerlerimizi yapıyoruz öğle yemeği olarak. Yemek sonrası, konaklama yerimiz Göbün Koyu‘na doğru yelken yaparak yola çıkıyoruz. Yolun bu kısmında Duygu ve Velihan uyumayı tercih ediyorlar.

Göcek koyları

 

Göbün’e vardığımızda mürettabat dağılmış durumda. Yol boyu içilen kokteyller, uykusuzluk, günün yorgunluğu ve güneşin etkisiyle akşam yemeği öncesi herkes bayılıyor. Saat 21:00 gibi ancak kalkıp kendimize geliyoruz ve yemek masasına oturuyoruz.  Yemekte harika bir ızgara levrek var. Küçük ama lezzetli levreklerin yanında meze ve salatayla rakılarımızı içiyoruz. Akşamüstü uykusu bizi ancak 01:00′e kadar ayakta tutuyor ve tekrar devriliyoruz.

Akşam yemeği

 

2 Mayıs Cuma

09:30′da gözler ancak açılıyor. Kahvaltı faslı uzun, akşamdan kalmalıkla ancak kendimize geliyoruz.

çok havalı, ama bi yelkenli değil :)

Bu arada belirtmekte fayda var: Göbün’de duş yok. Denize girip çıkıp teknedeki duşla durulanıyoruz ancak. 4 gün sonra D-Marin’de banyo yapabileceğiz. Bu düşünceyle kahvaltı sonrası denize girecektik ki Kerem aceleyle gelip “Kelebekler Vadisi’ne gidiyoruz, hadi hemen toparlanın yola çıkmamız lazım” diyerek bizi toparlıyor. O aceleyle yola koyuluyoruz ama çok geçmeden plan değişikliğine gidildiğini haber veriyor diğer teknelerdekiler, zira Kelebek’e ulaşabilmek için çok geç yola çıkıldığını ancak idrak ediyorlar :)

işte biz bunu çok seviyoruz :)

 

Saat 14:00′e kadar tam bir yelken sabahı geçiriyoruz bol bol apaz seyriyle. Sonra Bedri Rahmi Koyu’na giriyoruz. Yine tekneleri bordalayarak kendimizi sabitliyoruz. Bu sefer Duygu öğle yemeği için havanın hafifliğinden faydalanarak yolda hazırlık yapmaya başlamıştı. Günün menüsünde deniz suyunda pişirilmiş makarna ve sosis var. Yanaşır yanaşmaz afiyetle yenmeye hazır! Herkes kendi sosunu tercihince katıyor. Ketçap mayonez, pesto sos, yoğurt… Yemekten sonra deniz keyfi yapıyoruz hep beraber. Bistro pasarella bar da ilk kez kuruluyor! Denizde bira keyfi de bittikten sonra üşüyenler yavaştan teknelere geri çıkıyor. Bir deniz transferiyle Çağıl’ı bizim tekneye alıyoruz dönüş yolunda. Hatta yolda tekneler paralel seyrederken bir ara Şahinde ile Caner de yüzerek bizim tekneye çıkartma yapıyorlar. Hemen özel vodka martini servisimiz ile misafirlerimizi ağırlıyoruz tabi ki :)

bistro pasarella bar

 

tam kadro

 

Göbün’e vardığımızda akşam yemeğinde oğlak hazırlanmış bizim için. Pilav üzerine fırında patateslerle beraber hafif keçileşmeye başlamış oğlak etini tadıyoruz. Geçen hafta Kırklareli’ne özel oğlak turu yapmış Alper etin biraz sert olduğunu söylüyor. Orada yedikleri çok daha güzelmiş. Bugünün yorgunluğu ile erkenden uykumuz geliyor, 23:30 gibi yatıyoruz.

oğlak da fena değilmiş

 

3 Mayıs Cumartesi

Bugünkü planımız erkenden kahvaltı edip Kelebekler Vadisi’ne gitmek. Vadi Göcek körfezinin dışına çıkıp Fethiye’ye doğru biraz açılmamızı gerektiren 2-3 saatlik seyir mesafesinde. Güzel güneşli ve rüzgarlı bugünde inancımız tam olarak yola koyulsak da, büyük dalga boylarıyla mücadele ederken 1 saat sonra mürettebat zorlanmaya başlıyor. Paralelde Koray İltus’ların teknesinde benzinin bitmesi, Egemen’in ona yardıma gitmesi de eklenince, biz de daha fazla mide bulantılarımızla başa çıkamayarak körfeze dönüş yapmaya karar veriyoruz.

güzelliğe bak!

 

Dün yan teknelerden duyduğumuz Tersane Adası’ndaki Tersane Koyu’na giriyoruz. Burada gerçekten çok güzel bir deniz bizi bekliyor. Kıçtan kara bağlanmak iseyenler için kayalıkların üzerine belediye tarafından babalar dikilmiş. Herkes yanyana rahatlıkla koya bağlanıyor. Bu koyları Gökova’dan ayıran en belirgin özelliklerinden birisi de bakımlılığı. Derinliğin çok fazla olduğu yerlerde tonozlar atılmış, kıçtan karaya müsait olan koylarda babalar dikilmiş… Tekneciler doğayla başbaşa bırakılmayarak, hem ağaçlara zarar vermeleri engellenmiş, hem de güvenlikleri sağlanmış durumda. Yemek menümüzde ise dondurulmuş akçaabat ve inegöl köfte çeşitleri ile dünkü makarnanın kalan kısmı var. Yanına Çağıl güzel bir söğüş salata da yapıyor. Yine her zamanki gibi afiyetle oturuyoruz sofraya.

bordalamaca

 

Hava sıcaklığı geçtiğimiz günlerden de yüksek. İki tur deniz keyfi yapmamıza izin veriyor. Velihan, Kerem ve Efe’nin subwing denemeleri küçük motorun güçsüzlüğü yüzünden başarısızlıkla sonuçlansa da gayet keyifli bir gün geçiriyoruz.

laylayloooy

 

Göbün’e döndüğümüzde hemen arkamızdan koya kocaman bir gulet yanaşıyor maalesef. Restoran tıklım tıklım oluyor birdenbire. Bu yılki Göbün tepesi turunu akşam rakısı eşliğinde yapmaya karar verip 12 adet bardak ve bir büyük rakı ile su alarak manzara tepesine tırmanıyoruz hep birlikte. Güneşi manzaraya karşı kadeh kaldırarak batırıyoruz. Restorana indiğimizde ortam biraz daha sakinleşmiş, ilk servis yoğunluğu geçmiş. Izgarada mis gibi pişmiş sinaritlerimiz geliyor masaya, rakıya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yemek sırasında kontrol ettiğimiz ertesi günün hava durumu pek ümit vermiyor. Fırtına bastıracağı için sabah 8:00′de kalkıp Göcek marinaya bir an önce varmayı hedeflemeye karar veriyoruz.

Şerefe!

 

4 Mayıs Pazar

Saat 08:00’de Kerem kaptanın “Koğuş kalk!” seslenişiyle uyanıyoruz. Kahvaltıda tüm tekneler bir arada, sıcacık gelen ekmeklerle son bir Göbün kahvaltısı yapılıyor keyifle. Fırtına gece açığa kaymış, ama yine de bugün hava kapalı ve rüzgar sağanaklar halinde gelecek gibi gözüküyor. Plana uyarak hesapları kapatıp toparlanarak yola çıkıyoruz. Bu gezimizin restoran maliyeti kişi başı toplam 300 TL.

hesap zamanı

 

Göcek yolunda rüzgar sağanakları öyle bir bastırıyor ki, hiç yelken açmadan motor basarak 1 saat gibi bir sürede marinaya giriyoruz. Hava kapalı, deniz çalkantılı. Tatilin son gününü malesef değerlendiremeden kapanışı  yapmış olduk. D-Marin’in kendi plajına giriş ise kişi başı 100 TL ücretli olduğu için denize de girme ümidimiz kalmıyor ve duşlarımızı alıp Sailor’s Pub’da tatilimizin son noktasını koyarak herkesle vedalaşıp İstanbul yolu’na koyuluyoruz. Akhisar Ramiz Park’ta akşam yemeği molasında sucuk, zeytin vb. alışverişlerimizi de tamamlayıp Topçular’dan İstanbul Lines vapuru ile Eskihisar’a geçiyoruz. Alper’i evine bırakıp saat 03:00’te evimize giriyoruz.

 

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>